7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

7036 sayılı “İş Mahkemeleri Kanunu” (“Kanun”) 25.10.2017 tarihli, 30221 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış, 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan işçi alacağı ve işe iade davalarında arabuluculuğun dava şartı sayılmasına ilişkin 3. ve 11. maddeleri ve arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşılması halinde anlaşmada belirlenecek hususlara ilişkin 12. maddesi haricindeki, diğer tüm maddeleri yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun’un yürürlüğe girmesiyle, 30.01.1950 tarihli, 5521 sayılı “İş Mahkemeleri Kanunu” yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun’da, iş mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar; işçi alacağı ve işe iade davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı sayılacağı; iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı davranılmasından kaynaklanan tazminatta zamanaşımının 5 yıl olacağı düzenlenmektedir. Buna ek olarak, 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunluluğu getirilmiştir.

Kanun’da göze çarpan en köklü değişiklik, arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesidir. Bu kapsamda Kanun, işçi alacağı -iş kazası veya meslek hastalığından doğan tazminat davaları hariç- ve işe iade davalarında, arabulucuya başvurulmadan doğrudan iş mahkemesinde dava açılması halinde davanın usulden reddolunacağını; işe iade davaları bakımından davanın bu nedenle reddi halinde, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tarafların arabulucuya başvurabileceklerini; haklı ve/veya geçerli sebep olmaksızın iş akdi feshedilen işçinin fesih tarihinden itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurma zorunluluğu olduğunu düzenlemektedir. Geçerli bir mazereti bulunmaksızın arabuluculuk faaliyeti kapsamında ilk toplantıya katılmayan taraf, dava sonucunda haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu olacaktır. Aksine bir anlaşma olmaması halinde arabuluculuk ücretinin taraflarca eşit olarak ödenecektir.

Kanun’daki geçiş hükümleri uyarınca, zamanaşımı süresi 5 yıla indirilen tazminatlar için Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklik öncesi hükümlere tabi olmaya devam edecektir. Ancak zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, Kanun’da öngörülen 5 yıllık süreden uzun ise, 5 yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş sayılacaktır.

Ayrıntılı bilgi için Kanun’a bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.


Av. Özgür Güner

Tüm Haberler