AVM Güvenliğinde Hukuki ve Cezai Sorumluluk

Alışveriş Merkezleri (“AVM”) günümüz ticari, sosyal ve kültürel hayatının önemli çekim noktalarından bir tanesi haline gelmiştir. AVM’ler günde kiracılar, ziyaretçiler, tedarikçilerden oluşan milyonlarca kişiye ev sahipliği yapmaktadır.  Hal böyle olunca AVM güvenliği güncelliğini her daim koruyan, birden çok tarafı ilgilendiren ve üzerlerinde sorumluluk doğurabilen son derece önemli bir konu olup, çeşitli mevzuatların birlikte ele alınarak değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca çeşitli hukuki ve iş ilişkileri ihtimalleri ile sorumluluk kapsamları değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle bu yazımızda öncelikle, AVM’lerin güvenlik hizmetlerinde, kararlaştırılabilecek yapılanmaya istinaden (AVM’nin güvenliği için AVM Yönetiminin bir Güvenlik Şirketiyle sözleşmesel ilişkiye girileceği gibi, Güvenlik Şirketi ile Yapı Malikinin sözleşmesel ilişkiye girmesi de mümkündür) AVM Yönetiminin sorumluluk kapsamını değerlendireceğiz. 

Güvenlik Şirketi ile AVM Yönetiminin sözleşmesel ilişkiye girecek olması halinde;
(i) AVM yönetiminin hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin olarak; AVM Yönetimi kanunen ziyaretçilerin can ve mal güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda ziyaretçilerin AVM’lerde bulundukları esnada uğrayacakları zararlarda, gerekli özen yükümlülüğü yerine getirilmemiş olduğu takdirde AVM Yönetimi bu zararların tazmininden sorumlu olacaktır. Yargıtay’ın güncel içtihatları AVM’lerde yaşanan hırsızlık olaylarında AVM yönetiminin sorumlu tutulabileceği; AVM’nin müşterinin mal güvenliğini sağlamak, özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyayı asgari bir özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak zorunda olduğu yönündedir. Bu nedenle AVM yönetimi için özellikle AVM’lerde hırsızlık konusunda genişleyen bir hukuki sorumluluk kapsamı söz konusudur. Bu kapsamda olası bir uyuşmazlıkta mahkeme AVM Yönetimi’nin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini irdeleyecektir. Ayrıca, aşağıda açıklandığı üzere, uygulamada AVM Yönetimleri Güvenlik Hizmetlerini Özel Güvenlik Şirketleri (“Güvenlik Şirketi”) vasıtası ile sağlamaktadırlar. Bu çerçevede Güvenlik Şirketi ile yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanması durumunda, Güvenlik Şirketi ile beraber AVM Yönetimi de güvenlik görevlisine karşı ve güvenlik görevlisinin görevi kapsamındaki eylemlerinden dolayı hukuken sorumlu hale gelebilecektir. Ancak, her ne kadar AVM Yönetimi sorumlu hale gelse dahi, sorumluluğu asıl işveren olmasından dolayı genel bir özen yükümlülüğü olacak, Güvenlik Şirketiyle iç ilişkisinde Güvenlik Şirketi’ne rücu hakkına sahip olacaktır. Güvenlik Şirketi ile yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanmamış olması ihtimalinde dahi yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk uyarınca da, AVM Yönetimi güvenlik görevlisinin görevi kapsamındaki eylemlerinden hukuken sorumlu hale gelebilecektir.
Cezai sorumluluk bakımından ise, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca cezai sorumluluk şahsen belirlenmekte olduğundan AVM yönetiminin cezai bir sorumluluğu doğmayacaktır.

(ii) Yapı Malikinin (Yatırımcının) hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin olarak; AVM Yatırımcısı ve/veya Geliştiricisi (Yapı Maliki) AVM Yönetimi ile Güvenlik Şirketi arasında akdedilen sözleşmeye taraf olmadığı için sadece Yapı Maliki sıfatından doğan sorumluluğun kanunda çizilmiş sınırları ölçüsünde sorumluluğu bulunacaktır. Bu açıdan, yapıdan kaynaklı bir zarar meydana gelirse bu zarardan, bu maddi veya manevi zararla yapıdaki bozukluk veya bakım eksikliği arasındaki uygun illiyet bağını kesecek nitelikte bir mücbir sebep, zarar görenin kusuru veya üçüncü kişinin kusuru olmadığı sürece, yapı maliki sorumlu olacaktır. Ancak hatırlatmak gerekir ki, Yapı Malikinin hukuken sorumlu olmayacak olması, müşterilerin Yapı Malikine karşı dava ikame edemeyeceği anlamına gelmemektedir. Mahkemeler olay özelinde, müşteri açısından Yapı Malikini sorumlu tutabilecekse de Yapı Maliki ortaya çıkan zararı hukuken sorumlu olandan talep edebilecektir.
Bu bağlamda Yapı Malikinin, yapı maliki sıfatı olmasından dolayı bir cezai sorumluluğu doğabilecekse de, bunun dışında bir cezai sorumluluğunun doğma ihtimali düşük görünmektedir.

(iii) Güvenlik Şirketi ile akdedilecek sözleşmeye eklenecek sorumluluğun yüklenimi hükümleri vasıtası ile; kanunen sorumluluğu bulunan taraf için doğabilecek tazminat gibi yükümlülüklerin sözleşmenin diğer tarafından talep edilebilmesi mümkün hale gelebilecektir. Böylece sözleşme konusuyla ilgili herhangi bir zarara uğramış olan taraf, sorumluluğa ilişkin hükümler uyarınca uğradığı zararı sözleşmeye dayanarak diğer tarafa rücu edilebilme imkânını kendisine sağlamış olacaktır. 

AVM Yönetimleri ile Güvenlik Şirketleri arasında akdedilen sözleşmeler, türünden bağımsız olarak, alt işveren - asıl işveren ilişkisi olarak mahkemelerce nitelendirilebilmektedir. Yargıtay kararları incelendiğinde, verilen güvenlik hizmetinin de bu bağlamda değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Alt işveren - asıl işveren ilişkisinin varlığı mahkeme tarafından her olay bakımından özel olarak değerlendirilmektedir. Bu şekilde bir ilişkinin varlığının tespit olunması durumunda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olacaktır. Ayrıca, böyle bir ilişkinin varlığının mahkemece tespiti durumunda, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı da, Güvenlik Şirketi ile beraber AVM Yönetimi de Güvenlik Şirketinin ardından ikincil düzeyde sorumlu olacaktır. 

Sözleşmesel ilişkiye Güvenlik Şirketi ile Yapı Malikinin girecek olması durumunu inceleyecek olursak;

Fazladan ortaya çıkacak Yapı Malikinin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak; yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin, alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanabilmesi bu sorumluluğun ortaya çıkmasında önem kazanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde mahkemece yorumlanması durumunda,  Güvenlik Şirketi ile beraber bu kez Yapı Maliki güvenlik görevlisine karşı ve güvenlik görevlisinin görevi kapsamındaki eylemlerinden dolayı hukuken sorumlu hale gelebilecektir. Ayrıca yukarıda bahsedilmiş olan yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk uyarınca da, bu kez Yapı Maliki sorumlu olabilecektir. Bunun dışında sorumluluklarda bir değişiklik meydana gelmeyecektir.

AVM Yönetimi ve Yapı Malikinin sorumluluğunun azaltılabilmesi veya mümkünse ortadan kaldırılabilmesi için aşağıda kısaca belirtilen teorik ve varsayımsal önlemlere başvurulması tavsiye olunmaktadır:

 Güvenlik Şirketleriyle yapılacak sözleşmede, taraflar arasındaki ilişkinin kesinlikle alt işveren - asıl işveren ilişkisi olmadığı ve bu şekilde yorumlanamayacağı belirterek olabildiğince bu şekilde bir ilişkinin varlığının algılanmasından kaçınmaya çalışılması;

 Güvenlik Şirketiyle yapılacak sözleşmeden doğabilecek tüm sorumlulukların tek başına Güvenlik Şirketine ait olduğunun kabul ettirilmesi sağlanması;

 Güvenlik Şirketine, Sözleşme kapsamındaki bir konudan dolayı, kusuru olmasa dahi, aleyhe doğabilecek her türlü zarar ve ziyanın, ilk talepte, herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin tüm ferileri ile birlikte, derhal tazmin edileceği hususunun peşinen kabul ettirilmesi, böylece diğer taraf için kanunen bir sorumluluk doğması durumda dahi bu zararın Güvenlik Şirketi tarafından tazmininin sağlanması;

 Güvenlik Görevlilerinin veya güvenlik kulübe veya her türlü alanın üzerinde AVM Yönetimi/Yapı Maliki çalışanı olduğuna işaret edebilecek herhangi bir amblem, işaret, sembol, yazı bulunmamasının sağlanması;

 Güvenlik Şirketi görevlilerinin hiçbir şekilde AVM Yönetiminin/Yapı Malikinin çalışanı, temsilcisi, işçisi olmadığının ve aralarından herhangi bir sözleşmesel ilişki olmadığının yapılacak hizmet sözleşmesinde açıkça belirtilmesi ve güvenlik görevlilerinin kusurlarından dolayı sorumlu tutulamayacağının kararlaştırılması.

Sonuç itibariyle; günümüz dünyasında güvenlik tehdidine açık alanlardan olan AVM’lerde AVM güvenliğinin sağlanması AVM Yatırımcısı (Yapı Maliki) tarafından AVM Yönetimine bırakılmak da AVM Yönetimi de konusu alanlarında uzman Özel Güvenlik Şirketleri yüklenimine delege etmektedirler. Olası bir vakıada zarar gören ziyaretçi haklı olarak doğrudan AVM Yönetimi ve/veya Yatırımcısını hedef kabul edebilmekte ise de hukuki ve cezai sorumluluğun paylaşımında Yapı Maliki – AVM Yönetimi ve Özel Güvenlik Şirketi’nin sorumluluğu yazımızda kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. AVM Yatırımcısı ve/veya Yönetimi’ni rahatlatacak yegâne standart AVM’lerde yaşanabilecek güvenlik gerektirir olumsuz olaylarda AVM’nin müşterinin can ve mal güvenliğini sağlamak, özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyayı asgari bir özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak olacaktır.

Efe Kınıkoğlu

Tüm Haberler