AVM ZİYARETÇİ SERVİS HİZMETLERİ TRAFİKTEKİ HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU

Günümüzde tüketicileri çeşitli aktivite, destek ve teşviklerle kendilerine bağlayan Alışveriş Merkezleri (“AVM”) tarafından hayata geçirilen en yaygın uygulamalardan birisi müşteri servisleridir. AVM tarafından ziyaretçilerine sağlanan faydaların önde gelenlerinden olan Ziyaretçi Servisleri uygulamaları trafik kazaları başta olmak üzere risk barındırdığından bu yazımızda AVM Yatırımcısı (Yapı Maliki), AVM Yönetimi ve Servis İşleticisinin sorumluluğu çerçevesinde ele alınmaktadır. AVM Ziyaretçi Servis Hizmetlerinin Trafikteki Hukuki ve Cezai Sorumluluğu konusu AVM Yönetimi’ni yakından ilgilendiren; belli başlı durumlarda ise Yapı Maliki olarak nitelendirebileceğimiz mülkün sahibini de ilgilendirebilecek bir konudur. Ziyaretçi Servisi hizmetleri uygulamada AVM Yatırımcısı veya Yönetimi tarafından Servis İşleticisine delege edildiğinden aşağıda çeşitli sözleşmesel ilişkiler çerçevesinde AVM Yönetimi’nin ve Yapı Maliki’nin hukuki ve cezai sorumlulukları incelenecek ve son olarak da AVM Yönetimi ve/veya Yapı Maliki’nin sorumluluklarının azaltılabilmesi veya mümkünse ortadan kaldırılabilmesi adına alınması tarafımızca tavsiye edilen tedbirlere yer verilecektir.

Servis Hizmeti Veren Şirket ile AVM Yönetiminin sözleşmesel ilişkiye girmesi halinde;
Trafik kazalarında, Karayolları Trafik Kanunu (“KTK”) uyarınca, aracı işletenin ve motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işletenini ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Bu bağlamda, KTK uyarınca kanunen sorumlu, Servis Hizmeti veren Şirket olduğundan AVM Yönetiminin ve Yapı Malikinin hukuki bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

AVM yönetiminin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak ise; ziyaretçi servis hizmeti sunulmasına ilişkin sözleşmeden bağımsız olarak AVM Yönetimi de kanunen müşterilerin can ve mal güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda müşterilerin, AVM ziyaretçi servis hizmetinden faydalandıkları esnada gerçekleşen trafik kazalarından dolayı uğrayacakları zararlarında, gerekli özen yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması halinde, AVM Yönetimi bu zararların tazmininden dolaylı olarak sorumlu olacaktır. Bu kapsamda ortaya çıkacak durum özelinde mahkemece, AVM Yönetimi tarafından özen yükümlüğünün yerine getirilip getirilmemesinin tespiti açısından bir değerlendirme yapılacağı öngörülmektedir.

Ayrıca, aşağıda açıklandığı üzere, Servis Hizmeti Veren Şirket ile yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanması durumunda, Servis Hizmeti Veren Şirket ile beraber AVM Yönetimi de servis personeline karşı ve servis personelinin görevi kapsamındaki eylemlerinden dolayı hukuken sorumlu hale gelecektir. Ancak böyle bir durumda, her ne kadar AVM Yönetimi sorumlu hale gelse de, AVM Yönetiminin sorumluluğu asıl işveren olmasından dolayı genel bir özen yükümlülüğü olacak olup, Servis Hizmeti Veren Şirket ile iç ilişkisinde kanunen Servis Hizmeti Veren Şirket’e rücu hakkına sahip olacaktır. Servis Hizmeti Veren Şirket ile yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanmamış olması halinde dahi yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk uyarınca da, AVM Yönetimi servis personelinin görev kapsamındaki eylemlerinden hukuken sorumlu hale gelebilecektir.  

Cezai sorumluluklar boyutunda ise cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca cezalar şahsen belirlenmekte olduğundan, AVM yönetiminin cezai bir sorumluluğu ortaya çıkmayacaktır. 

Yapı Malikinin hukuki ve cezai sorumluluğu, sözleşmeye taraf olmadığı için sadece Yapı Maliki sıfatından doğan sorumluluğundan dolayı, herhangi bir sorumluluğunun ortaya çıkması mümkün görünmemektedir.

Servis Hizmeti Veren Şirket ile yapılacak sözleşmeye konulacak sorumluluğa ilişkin maddelerle, kanunen sorumluluğu bulunan taraf için doğabilecek tazminat gibi yükümlülüklerin diğer taraftan sözleşme uyarınca talep edilebilmesi mümkün hale gelebilecektir. Böylece sözleşme konusuyla ilgili herhangi bir zarara uğramış olan taraf, sorumluluğa ilişkin hükümler uyarınca uğradığı zararı sözleşmeye dayanarak diğer tarafa rücu edilebilme imkânını kendisine sağlamış olacaktır. 

Alt işveren - asıl işveren ilişkisinin varlığı mahkemeler tarafından her olay bakımından özel olarak değerlendirilmektedir. Bu şekilde bir ilişkinin varlığının tespit olunması durumunda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olacaktır. Bu durumda ayrıca, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı da, Servis Hizmeti Veren Şirket ile beraber AVM Yönetimi de ikincil düzeyde sorumlu olacaktır. Ancak AVM dışında bulunan ve AVM’nin doğrudan sorumluluk alanına girmeyen bir konu olan servis hizmetinde çalışanların maaşlarını, sigortalarını ödemeyen AVM Yönetiminin asıl işveren olarak mahkeme tarafından nitelendirilmesi oldukça zor görünmektedir. Bu bağlamda AVM Yönetimi’nin genel kanunlar uyarınca sorumluluğu gündeme gelecek ve Servis Hizmeti Veren Şirkete rücu imkânı bulunacaktır.

Sözleşmesel ilişkiye Servis Hizmeti Veren Şirket ile Yapı Maliki’nin girecek olması halinde;

Yapılan sözleşme uyarınca ortaya çıkan ilişkinin, alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde yorumlanabilmesi bu sorumluluğun ortaya çıkmasını mümkün kılabilir. Yukarıda açıklandığı üzere, ilişkinin alt işveren - asıl işveren ilişkisi şeklinde mahkemece yorumlanması durumunda, Servis Hizmeti Veren Şirket ile beraber bu kez Yapı Maliki servis personeline karşı ve servis personelinin görev kapsamındaki eylemlerinden hukuken sorumlu hale gelebilecektir. Ayrıca yukarıda bahsedilmiş olan yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk uyarınca da, bu kez Yapı Maliki sorumlu olabilecektir. Bunun dışında AVM Yönetimi’ne ilişkin yukarıda kısaca ifade edilen sorumluluklarda herhangi bir değişiklik meydana gelmeyecektir.

AVM Yönetimi ve Yapı Maliki’nin sorumluluklarının azaltılabilmesi veya mümkünse ortadan kaldırılabilmesi adına alınabilecek tedbir ve öneriler ise teorik ve varsayımsal olarak aşağıdaki şekildedir:
 Servis Hizmeti Veren Şirket ile yapılacak sözleşmede, taraflar arasındaki ilişkinin kesinlikle alt işveren-asıl işveren ilişkisi olmadığı belirterek, olabildiğince bu şekilde bir ilişkinin varlığının algılanmasından kaçınılmaya çalışılması,

 Servis Hizmeti Veren Şirket ile yapılacak sözleşmeden doğabilecek doğrudan veya dolaylı tüm sorumlulukların Servis Hizmeti Veren Şirket’e ait olduğunun kabul ettirilmesini sağlanması,

 Servis Hizmeti Veren Şirket’e, Sözleşme kapsamındaki bir konudan dolayı, kusuru olmasa dahi, aleyhe doğabilecek her türlü zarar ve ziyanın, ilk talepte, herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin tüm ferileri ile birlikte, derhal tazmin edileceği hususunun peşinen kabul ettirilmesi, böylece diğer taraf için kanunen bir sorumluluk doğması durumda dahi bu zararın Servis Hizmeti Veren Şirket tarafından tazmininin sağlanması; rücuya imkân sağlanması,

 Servis personelinin veya Servis araçlarının veya olacak ise durak vb. ilgili sair her türlü platformun üstünde AVM Yönetimi ve/veya Yapı Maliki çalışanı veya hizmeti olduğuna işaret edebilecek herhangi bir amblem, işaret, sembol, yazı bulunmaması, bulunması talep ediliyorsa da bunun kaldırılabilir, portatif araç gereçlerle sağlanması,

 Servis personelinin hiçbir şekilde AVM Yönetimi ve/veya Yapı Malikin çalışanı, temsilcisi, işçisi olmadığının ve aralarında herhangi bir sözleşmesel ilişki olmadığının yapılacak servis hizmet sözleşmesinde açıkça belirtilmesi ve servis personelinin kusurlarından dolayı AVM Yönetimi ve/veya Yapı Maliki’nin sorumlu tutulamayacağının kararlaştırılmasıdır.

Vefa Reşat Moral

Tüm Haberler