Borçların Yeniden Yapılandırılması

Çeşitli gelişmeler karşısında ülke ekonomisinin büyüme hızını arttırmak ve bu suretle kalkınmasını sağlamak için dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyamızda yaşanan bölgesel olayların ekonomi üzerindeki muhtemel etkisini bertaraf etmek ve müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkan sağlamak, AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi ve ülkemize yönelik yatırımların arttırılması amacıyla, özel sektörün kamuya olan borç yükünün azaltılarak borçlara taksitle ödeme imkanları getirilmekte ve ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılmasını ve vergi incelemesinde olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesini sağlamak üzere çeşitli düzenlemeler yapılmaktadır.

Yatırım ortamının iyileştirilmesini amaçlayan ve bu kapsamda en temel deyimle borçların ödenmesi konusunda borçlulara birtakım kolaylıklar vadeden düzenlemeler ‘yapılandırma kanunları’ vasıtasıyla hayata geçirilmektedir. Yapılandırma kanunları, borçluların belirli tarihlerden sonraki dönemlerde kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirememeleri sonucunda oluşan çeşitli borçların yapılandırılarak ödenmesine imkân sağlamaktadır. Söz konusu kanunlarda yapılandırmaya konu olan alacaklar, alacaklı idareler, alacakların türü, alacağın dönemleri, kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacaklarının yapılandırılma usulü, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınması gibi hususlar düzenlenmektedir.

Bu çerçevede, hemen hemen her yıl benzer amaçlar doğrultusunda ve benzer gerekçeler ile, vergi ve bazı borçların yapılandırılmasına dair kanuni düzenlemeler yapılmaktadır. Hatta kimi zaman, sonraki tarihli bir düzenleme ile önceki tarihli bir yapılandırma kanunundan en yüksek düzeyde yararlanılmasını sağlamak amacıyla, vergi veya çeşitli borçlarını yapılandırmak için başvuruda bulunmuş ancak şartları ihlal etmiş gerçek ve tüzel kişilere yeniden birtakım haklar verilmekte veya bu kapsamda taksit dönem ve sayıları dahi uzatılmaktadır. Ayrıca yapılandırma kanunları ile, vergilemede öngörülebilirlik arttırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması ve işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçiş teşvik edilmesi gibi imkanlar sağlanmaktadır.[1]

Yukarıdaki nedenlerden dolayı ve söz konusu amaçları gerçekleştirmek için, 18 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazete’de 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Yapılandırma Kanunu”) ve Kanun’un uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik  olmak üzere 26 Mayıs, 11 Haziran ve 4 Temmuz 2018 tarihlerinde şu ana kadar toplamda iç (3) tane Genel Tebliğ yayımlanmıştır. Yapılandırma Kanunu uyarınca, 31 Mart 2018 tarihi itibariyle gecikmiş vergi borçlarında Yurt İçi ÜFE oranında güncelleme meydana gelecektir.

Yapılandırma Kanunu kapsamında; kesinleşmiş vergi ve diğer borçlara ödeme kolaylıkları getirilmesi, ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılması, inceleme ve tarhiyat safhasındaki borçların yapılandırılması, beyan edilmemiş veya eksik beyan edilmiş gelir ve kazançların zam ve faizsiz pişmanlıkla beyan edilmesi, geçmiş dönemlere ilişkin matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflere ayrıcalıklar, işletmelerdeki emtia, makine, teçhizat ve demirbaş kayıtlarına ilişkin cezasız düzeltme imkânı, kasa ve ortaklardan alacaklar hesabının cezasız ve faizsiz düzeltilmesi, yurt içi ve yurt dışı bazı varlıkların belli tarihe kadar vergisiz ve ayrıcalıklı imkânlarla milli ekonomiye kazandırılması, eski tarihli yapılandırma kanunları kapsamındaki ödemeler için peşin ödeme indiriminden yaralanma, vadesi 31 Aralık 2013 tarihinden önce olan 100 TL ve altındaki borçların silinmesi, gibi oldukça önemli imkanlar getirilmiştir.[2]

Ayrıca, eski yapılandırma kanunları[3] kapsamında yapılandırılan ve ödemeleri devam eden borçlardan kalan taksitlerin tamamının belirlenmiş olan; ilk taksit ödeme süresi içinde (1 Ekim 2018 tarihine kadar) ödenmesi halinde bu taksitler içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %90’ının; ikinci taksit ödeme süresi içinde (30 Kasım 2018 tarihine kadar) ödenmesi halinde ise bu taksitler içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %50’sinin tahsilinden vazgeçileceği yönünde önemli düzenlemeler de mevcuttur. Ancak, yeni Yapılandırma Kanunu ile getirilen bu indirim imkânından yararlanılabilmesi için ödeme yapıldığı tarihte anılan Kanunlarda öngörülen şartların ihlal edilmemiş olması gerekmektedir. Yapılandırma Kanunu kapsamında ödemelerin, Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) resmi internet sayfasından, IOS ve Android Vergi Dairesi uygulamasından, GİB Mobil uygulamasından, anlaşmalı bankalardan ve vergi dairelerinden yapılması mümkündür.

Yapılandırma kanunları, kamu alacaklarına yönelik olduğundan; alacakların ait olduğu idareler Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı olarak düzenlenmektedir. Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyelerine, YİKOB'lara, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan alacakları ödemek isteyen borçluların, 31 Temmuz 2018’e kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Yapılandırmaya konu alacaklar ise; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, ecrimisil ile öğrenim ve katkı kredisi gibi bazı kamu alacakları, gümrük vergileri ve bu vergiye ilişkin idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar şeklinde sayılmaktadır. Söz konusu alacak kalemlerinden bazılarına ilişkin yeniden yapılandırma hükümlerinde faydalanmanın mümkün olması için, başvuruda bulunan borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan vazgeçmeleri gerekmektedir.

Yapılandırma Kanunu ile ayrıca mali yükümlülükleri yerine getirmeden yapılmış kaçak yapıların, Yapı Kayıt Belgesi altında kayıt altında alınması da amaçlanmaktadır. Söz konusu düzenlemeler ile imar barışı sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca, yapı denetimi hizmet bedeli oranı sabitlenerek farklı fiyat uygulamaları önüne geçilmesi ve böylece yapı sahiplerinin mağduriyetinin engellenmesi, bir ilde faaliyet gösteren yapı denetim kuruluşlarının sayısının belirlenmesi ve adaletli iş dağıtımının sağlanması gibi konular da yeni yapılandırma kanununda düzenlenmektedir.

Ticari hayatta basiretli davranan ve önlerine çıkan fırsatlardan yararlanmasını bilen tacirlerin, piyasadaki rakiplerinden 1-0 önde olduğu gerçeği karşısında, borçlarda yapılandırmaya olanak sağlayan hukuki düzenlemelerin incelikle takip edilmesi ve süresi içinde, koşul ve şartlara en uygun yapılandırma imkanlarından faydalanılması, borçlu gerçek kişi ve şirketler açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, yapılandırma kanunları 2017 senesinden bu yana Türk Lirasının yabancı kur karşısında hızla değer kaybetmesi karşısında zor zamanlar geçiren şirketler için de bir umut ışığı olarak görülmektedir. Bu çerçevede, ekonomide adını sıkça duyduğumuz büyük ve orta ölçekli şirketler, borçların yeniden yapılandırılmasından faydalanmak suretiyle piyasadaki varlıklarını devam ettirme yönündeki iradelerini ortaya koymaktalardır.

Serkan Pamukkale, Ortak

Duygu Bozkurt, Avukat

[1] 6736, 7020 ve 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yapılandırılmasına Dair Kanun gerekçeleri.

[2] Gelir İdaresi Başkanlığı Basına Duyuru metni    (http://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/user_upload/BasinBultenleri/24052018basinbulteni.html)

[3] 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar

Tüm Haberler