Hisse Devir Süreçlerinde Vergisel Boyut Ve Yeni Yaklaşımlar

Şirket hisselerin devrinde olduğu gibi ticari hayatın süregelen akışında gerçekleşen işlemlerde vergisel boyut oldukça önemli bir yere sahip olup ticari hayatta atılacak adımlar vergisel anlamdaki sonuçları ile değerlendirilmektedir. Şirket hisse devirlerinde ortaya çıkan kazancın vergisel sonucunu hissedar lehine çevirmek için mevzuat düzenlemeleri dikkatle incelenmeli ve atılacak adımlar buna göre belirlenmelidir.

Bu kapsamda; gerçek kişilerin anonim şirket iştirak hisseleri, prensipte kime satıldığı fark etmeksizin, satışından doğan kazanç “Değer Artışı Kazancı” olarak değerlendirilmekte ve gelir vergisine tabii olmaktadır (GVK mükerrer md.80/4). Ancak 2 (iki) yıldan fazla süre ile “elde tutulan” hisse senetleri için kanunen istisna getirilmiş ve elden çıkartılmasından doğan kazançtan, tutar ne olursa olsun, gelir vergisine tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.  (GVK mükerrer Md. 80/1). Buna göre 2 (iki) yıldan fazla süre ile “elde tutulan” Anonim Şirket hisse senetlerinin devrinden doğan kazanç gelir vergisine tabi olmayacaktır.

Elbette ki buradaki kilit husus kanunda yer alan “elde tutma” lafzının nasıl anlaşılması gerektiğidir. Elde tutma süresinin hesabında anonim şirket ortaklık halinin başladığı tarihten mi, yoksa bu ortaklık hakkının hisse senedi düzenlenmek suretiyle belgelendirildiği tarihten itibaren mi başladığı hususunda Maliye geniş ve olumlu yorum yaparak hissedarlık süresini dikkate almaktaydı.

Geçtiğimiz yıl içerisinde Maliye İdaresi’nin bahse konu 2 (iki) yıl elde tutma süresinin hesabında daha dar yoruma dayalı bir görüş benimsediği tespit edilmiş olduğundan, gelecekteki olası hisse devirlerinin mali açıdan kolaylaşması adına atılacak adımlar aşağıda detaylandırılmıştır.

1.İKİ YILLIK SÜRENİN HESABINDA MALİYE İDARE’SİNİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ

Gerçek kişilerin mamelekinde bulunan hisse senetlerinin devrinden doğan gelirin vergiden muaf olmasını sağlayan “hisse senetlerini 2 (iki) yıl boyunca elde tutma” süresinin hesabında, Maliye İdaresi, anonim şirkete dönüşen limited şirketlerde geçen hissedarlık sürelerini dahi kabul etmekte iken, son yıllarda daha katı bir görüş benimseyerek 2 (iki) yıllık sürenin başlangıcı olarak A.Ş. hisse senedinin “düzenlenme tarihini” esas alacağının altını çizmektedir.

    a) Limited Şirket Döneminde Geçen Hissedarlık Süresinin Dikkate Alınacağı Görüşün Ortadan Kalkması

Şirket hisselerinin satışında vergiden muaf olabilmek için öncelikle gerçek kişilerin sahip olduğu bu hisselerin anonim şirket hissesi olması gerektiğinin altını çizmek gerekmektedir. Bunun başlıca nedeni ise limited şirket ortaklık paylarının hisse senedine bağlanamamasıdır. Bu nedenle, hisse satış ihtimali bulunan limited şirketlerin ivedilikle anonim şirkete dönüştürülmesi veyahut hisse satış ihtimali bulunan yeni kurulacak şirketlerin anonim şirket olarak kurulmasını tavsiye edilmektedir.

Hisse devri yapılacak limited şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi halinde, satışa konu hisselerin 2 (iki) yıllık elde tutma süresi bakımından Maliye İdaresi limited şirkette geçen hissedarlık sürelerinin de hesaba katılacağı yönünde görüş benimsemekteydi.[1] Ancak Maliye Idaresi son yıllarda görüş değişikliğine giderek, limited şirkette geçen hissedarlık süresinin 2 yıllık süre hesabında dikkate alınmayacağı yönünde daha katı ve dar kapsamda bir görüş benimsemiştir. Bu anlamda Gelir İdari Başkanlığı tarafından yayınlanan 2018 tarihli özelge ile nevi değişikliği dolayısıyla anonim şirkete dönüşen şirkette nevi değişikliği nedeniyle ortaklara verilen hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak şirket hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olunan (hisse senetlerinin bastırıldığı) tarihin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. [2]

Bu nedenle, kazancın vergi dışı kalması için, limited şirket bünyesinde bir hisse devri gerçekleştirilmesi söz konusu olacak ise limited şirket nevinin anonim şirkete dönüştürülerek ve hisse senedi veya ilmühaber çıkartılarak hissedarlara dağıtılmasında fayda bulunmaktadır.

    b) Anonim Şirketlerde Hisse Senedi Veya İlmuhaber Bastırılmadan Önceki Sürelerin Hesaba Katılmaması

Maliye İdaresi, anonim şirketlerin hisse senedi veya ilmühabere bağlanmamış payların devrinde, iktisap tarihi ile devir arasında geçen süreyi dikkate alarak süre hesabı yapmakta iken, benimsediği yeni görüş ile iktisap tarihine önem vermeksizin hisselerin bastırıldığı tarihi dikkate alarak süre hesabı yapmaya başlamıştır. Diğer bir deyişle, A.Ş. ortaklarının hisselerin çıplak hisse statüsünde olması halinde vergiden muaf olmak adına şart olan 2 (iki) yıllık elde tutma süresi başlamayacaktır.

Bu nedenle, anonim şirket hisselerinin devredilmesi düşünülmese dahi gelecekteki olası devirlerde kazancın vergi dışı kalması için önlem alabilmek adına 2 (iki) yıl öncesinden hisse senedi veya ilmühaber çıkartılarak hissedarlara dağıtılmasında fayda bulunmaktadır.

2. MALİYE İDARESİ’NİN YENİ GÖRÜŞÜ KAPSAMINDA ANONİM ŞİRKET HİSSE SENEDİNİN NASIL DÜZENLENECEĞİ HUSUSU

    a) Hisse Senedi Veya İlmuhaberde Düzenlenme Tarihinin Yer Alması

Türk Ticaret Kanunu uyarınca nama ve hamiline yazılı hisse senetlerinin; şirketin unvanını, sermaye tutarını, kuruluş tarihini, bu tarihteki sermaye tutarını, çıkarılan hisse senedinin tertibini, bunun tescili tarihini, senedin türünü ve itibarî değerini, kaç payı içerdiğini belirtmesi ve şirket adına imza etmeye yetkili olanlardan en az ikisi tarafından imza edilmiş olması şarttır. Hisse senetlerine düzenlenme tarihinin de eklenmesinde herhangi bir engel bulunmayıp bu işlem tarih tevsikini kuvvetlendirebilecektir.

    b) Nama Yazılı Hisse Senedinin Düzenlenme Tarihinin Pay Defterinde Yer Alması

Nama yazılı hisse senetlerinde ayrıca; sahiplerinin adı ve soyadını veya ticaret unvanını, yerleşim yerini, pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarının da açıklanması gerekmektedir. Bu senetler şirketin pay defterine kaydolmakta olup Pay defterine kayıt aşamasında da hisse senetlerinin düzenlenme tarihinin belirtilmesi uygun olacaktır.

    c) Hisse Senedinin Düzenlenme Tarihinin Noterden Tasdiki

Düzenleme tarihinin tevsiki için normalde, hisse senedi düzenlenmesine dair yönetim kurulu kararının alınıp notere onaylatılması ve bu karara atıf yapılarak ve tarih konulmak suretiyle hisse senedi düzenlenmesi yeterli olsa da düzenlenen hisse senetlerinin suretlerinin noterde aslı gibidir anlamında tasdik ettirilmesi tarih tevsikini kuvvetlendirebilecektir.

    d) Hisse Senetlerinde Pay Miktarının Küçük Tutulmasının Avantajı

Bilindiği üzere, anonim şirketlerde düzenlenen hisse senetleri istenildiği kadar payı temsil edebilecektir. Ancak belirtmek isteriz ki, hisse senedindeki pay miktarı ne kadar küçük tutulursa ileride yapılacak kısmi satışta mevcut hisse senedinin iptaline gerek kalmayacak ve yerine ihtiyaca uygun birden fazla hisse senedi düzenlenmesine gerek kalmayacaktır. Böylece hisse senedinin düzenlenme tarihinin tevsikinde sıkıntı yaşanma riski minimuma indirgenmiş olacaktır.

    e) Hisse Senedi Basımı ile İlmuhaber Basımı İkilemi

Türk Ticaret Kanunu Md. 486/2 uyarınca ilmühaberler de hisse senedi olarak kabul edilmektedir ve bu nedenle ilmühaberlerin elden çıkarılması da hisse senetlerinin elden çıkarılması gibi değerlendirilmektedir. Geçici ilmühaberlerin düzenlenmesi, içerik ve prosedür yönünden hisse senetleri ile benzer olduğundan ve muhtemel tartışmaları önlemek adına ilmühaber yerine doğrudan hisse senedi düzenlemek daha sağlıklı olacaktır.

3. YENİ GÖRÜŞ KAPSAMINDA ŞİRKET ORTAKLARININ İZLEYECEĞİ YOL HARİTASI

Sonuç olarak; gerek gelir, gerekse kurumlar vergisi açısından, iştirak hissesi satışında ortaya çıkan kazancın vergilendirilmesinde, hissenin edinilme tarihinin mevzuata uygun olarak tespiti önem kazanmaktadır. Maliye İdaresini benimsediği yeni görüş kapsamında Anonim Şirket hisse senedinin düzenleme tarihi esas alınmaktadır. Yukarıda detaylıca yer vermiş olduğumuz açıklamalarımız doğrultusunda hisse devrinde vergisel muafiyetten yararlanabilmek için; satılan hissenin Anonim Şirket hissesi olması, payların hisse senedine bağlı olması ve hisse senetlerinin 2 (iki) yıl boyunca elde tutulmuş olması gerekmektedir.

Maliye İdaresinin benimsediği yeni görüşü kapsamında vergi muafiyeti düzenlenmesinden yararlanılabilmesi için;

  • Hisse satış ihtimali bulunan limited şirket söz konusu ise şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi,
  • Hisse satış ihtimali bulunan ve yeni kurulan şirketlerin anonim şirket olarak kurulması,
  • Tüm anonim şirket hisseleri için basılı hisse senedi düzenlenerek ortaklara dağıtılması,
  • Çıkarılan hisse senetlerinin mümkün olduğunca tek bir hisse senedi olarak değil kısmi satışlara uygun şekilde birden fazla hisse senedine bölünerek çıkarılması,
  • Düzenleme tarihinin tevsiki için, düzenlenme tarihinin hisse senedi, ilmühaber, hisse senedi düzenlenmesine dair yönetim kurulu evrakları içerisinde haricen belirtilmesi, mümkünse hisse senedi suretlerinin noterden tasdik edilmesi,

izlenecek yollar arasında sayılabilmektedir.

(1) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 20.03.2008 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK- Mük.80/14082-4988 sayılı muktezası.

(2) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14.02.2018 tarih ve 154561 sayılı özelgesi.

Reşat Moral, Ortak

Karaca Kacar, Kıdemli Avukat

Aslı Kınsız, Avukat

Dilara Kaymaz, Avukat

Tüm Haberler